Lazer ile Kırışıklık Tedavisi




Yıllar geçtikçe cildin diriliği ve sıkılığını sağlayan kolajen, elastin gibi hücre proteinlerinin üretimi doğal olarak giderek azalır. Üretimdeki bu azalmaya bağlı olarak ciltte kırışıklıklar, elastikiyet kayıpları, sarkmalar, cilt renginde lekelenmeler veya cilt tonlamasında matlaşma meydana gelir. Biz bu belirtilere “yaşlılığa yürüyen cilt” diyoruz. Yaşlılık bir anlamda, cildimizdeki sağlıklı taze ve diri görünümü sağlayan hücrelerin 20'li yaşlardan sonra yavaş yavaş azalarak kaybolması sürecidir. Bu süreci; cilt yapısı, çevresel etmenler, bakımsızlık gibi pek çok neden daha da tetikleyerek etkileyebilir.

Bir çok ciddi akademik çalışmaya göre yaşlanma veya yaşlılık artık anti-aging yani “önlenebilir bir hastalık” olarak görülmektedir. Yaşlanma belirtilerinin silinmesi veya önlenmesi için tercih edilecek olan teknikte aranılan ilk ve en önemli özellik, kalıcılık kadar hastaya en az zarar vererek kazanılacak olan düzelmeyi ve faydayı vaat eden uygulamalardır. Bağ dokusunda gereken ısının bölgede oluşturulması ciltte hücre üretiminde çalışan fibroplastların daha aktif olmalarını sağladığı gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra hepimizin bildiği gibi doğada ısınan madde küçülür, sıkılaşır ve düzleşir. Medikal estetikte radyofrekans enerjisi, ultrason enerjisi gibi pek çok ışın ve ısı tedavilerinin idame eden seanslarla iyi sonuçlar elde ettiğini bir çok insan dünyada tecrübe etmiştir. Bunun nedeni cildimizin orantılı ısıda daha çok hücre üretmesi, ısındıkça sıkılaşması ve yenilenmesidir.

Lazer ışınları kırışıklığın olduğu bölgede hızlı termal ısı sağlamaktadır. Bu ısı; cildin daha verimli bir şekilde çalışmasını sağlamakta olup, diğer medikal estetik teknolojilerinden daha etkilidir. Lazer tedavilerinin kırışıklık için pek çok çeşidi ve tekniği bulunmaktadır. Genel olarak lazerle cilt yenileme tedavilerine rejuvenasyon; cildin yaşlılığa yürümesini geri çevirme, "yenilik" denir.

1) IPL (intense pulsed light) ile Fotorejuvenasyon
2) 500 nm dalga boyundaki lazerler ile yüzeysel rejuvenasyon
3) 1000 nm ve üzeri dalga boyundaki lazerlerle derinlemesine rejuvenasyon
4) 800 nm ve üzeri dalga boyundaki diode lazerler ile non invazif rejuvenasyon (Endolight Laser)

Nanometreler ışığın gidebileceği mesafeyi belirler. Nanometrelerin fazla olması ışığın daha derinlere ileriye daha güçlü bir şekilde gidebileceğini ifade eder. Daha güçlü ve ileriye gidebilen nanometreler (1000 nm ve üzeri) melanin tarafından değil; su tarafından emildiklerinden dolayı deride hasar oluşturma riskleri çok nadirdir. Bu açıdan deriyi korumaları nedeniyle (1000 nm ve üzeri) cilde üstten müdehale edilen (fraksiyonel lazer tedavileri) tekniklerinin cildin bağ dokusunun üretim bölümünde derinlemesine rejuvenasyon yapabilme yeteneği vardır; böylece daha hızlı ve kapsamlı tedavi sağlar.

500 nm dalga boylarındaki lazer çeşitleri Ciltte melanin tarafından emilebildikleri (renk gördükleri) için cilde zarar vermeleri açısından yüzeysel rejuvenasyon tedavilerinde kullanılırlar. Sıklıkla cildin matlık, ince kırışıklık, nemsizlik gibi sorunların yüzeysel müdehalelerle çözülmesinde tercih edilmektedir.

800 nm ve üzeri dalga boyundaki diode lazerler ile non-invazif rejuvenasyon ülkemizde en yeni lazer ile cilt yenileme tekniği olup, dünyada adı "endolight" olarak geçmektedir. Ciltte lokal anestezi dahi gerektirmeden, cerrahi operasyondan daha iyi sonuçlar elde edilebilen bir sistemdir. Lazer ışını 200 mikron kalınlığında fiberler ile doğrudan dermise fibroplastların bulunduğu tabakaya iletilir.

Cildin üst katmanına epidermise etki etmeyip, doğrudan dermise ulaşan bu teknikte melaninden etkilenme olmadığından dolayı; istenilen dozda doğrudan dermis tabakasında, fibroplastların üremesinin artması ve yaşamın aktifleşmesi sağlanır. Endolight tekniğinde mini fiberlerin cilt dokusunun altında gidişi sonucu ciltte sıkılaşma ve sarkmaların azalması görülür. Yıllardır bu yaşlılık belirtileri sorunlarıyla ancak, geçici yöntemler kullanarak anestezi altında büyük riskler ödeme karşılığında yapılan estetik operasyonlar gelişen teknolojiler sayesinde nadiren tercih edilmektedir.

Günümüzde doku mühendislerinin geliştirmiş oldukları teknolojiler, medikal estetik metot ve teknikler yardımı ile cildimizdeki (özellikle cildimize ait) yaşlanma sorununa kalıcı ve etkili çözümler getirilmeye başlanmıştır. İşlem sonrasında kızarıklıklar, kabuklanmalar oluşabilir, böyle bir durum gerçekleştiğinde gerekli topikal kremler ile kısa zamanda geçmektedir. 10 gün içinde ödem görülmesi normaldiri, ödem geçince sonuç daha net gözlemlenir.

Lazerlerin bilinen başka bir yan etkisi yoktur. Belirtilen lazerler FDA onaylı sistemlerdir.
Cildin gereksinimlerine göre seçilen lazerler, etkili dalga boylarında anti-aging uygulaması istenen bölgelere (yüz, boyun, dekolte, el üstü gibi) uygulandığında, suyun buharlaşması etkisiyle kısmi hasarlar yaratarak cildin yenilenme sürecini başlatmaktadır. Ciltte bulunan kollajenin artmasıyla kırışıklıklarda azalma, önemli ölçüde ciltte iyi bir yaşam ve toparlanma sağlamaktadır.

Hücrelerin (Fibroblast) üretimini arttırarak gençleşme sağlamak günümüz teknoloji yöntemlerinde mümkündür. Lazer ile cilt yenileme tedavi bu konuda hızlı, efektif bir yöntemlerden olduğu için sıklıkla tercih edilmektedir. Polikliniğimizde lazerle kırışıklık tedavisi ve cilt yenileme cildinize uygun olan lazer sistemi seçilerek size uygun olan lazer çeşidiyle tedaviniz yapılmaktadır. Uygulama sonrası güneşten cildi korumak, güneşten koruyucu faktörlü kremler kullanmak gerekir.

  1. ANASAYFA
  2. HAKKIMIZDA
  3. İLETİŞİM

Bu site Sağlık Bakanlığı "Bilgilendirme ve Tanıtım Faaliyetleri" yönetmelikleri esas alınarak yapılmıştır. Bu sitedeki tüm içerik yalnız bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilerin şahsa uygunluğu garanti edilmez. Görsellerdeki kişiler sağlık personelini temsil etmez. Lütfen hekim danışmanlığı almadan hiçbir girişimde bulunmayınız.

Copyright © 2017 All Rights Reserved.